Ayşeyle,
Hayata dair küçük tatlar...
Hayata dair küçük tatlar...
Altın Portakal
Irmak okulda Avrupa Birliği projesi kapsamında Antalya’yı tanıtacağı projeler hazırlıyor. Projenin amacı Finlandiya'daki kendi yaş grubu öğrencilere Türkiye'deki hayatın nasıl olduğunu gösterecekleri yazılı ve görsel dökümanlar hazırlamak.Tüm okulda 14 kişi seçıldiler. En iyi çalışmayı yapan öğrenci Finlandiya’da ücretsiz olarak gidecek ve kalacak. Ancak ne kadar kalacak bilmiyorum. Irmak da düşündü ki bir filmin galasına gidip video kamerayla çekim yapıp tanıtayım falan… Bir sürü görüşmeler yaptık izinler alındı giriş davetiyesi bulmak çok zor sağolsun kardeşim yardımcı oldu davetiye de bulduk. Ben aslında gitmeyecektim ama çok mu şey kaçırıyorum diye tereddüt edip düştüm yola. Neyse Fatih Akın’ın Yaşamın Kıyısında’nın galası bu. Bir girdik kırmızı halıda yürüyüp salona. Sağımızda Güneri Cıvaoğlu solumuzda şarkıcı Göksel. Biraz ilerimizde Cem Özer öbür tarafımızda Cem Yılmaz. Gayet az sayıda gelmiş insanlar. Hani oradaki hava şöyle oldu:
_ZRRRRRRRRR(Karşı tarafta telefon çalar Cem Yılmaz açar.Ayşegül Şen konuşur)
_Alo Cem.A.K.M’de Yaşamın Kıyısında varmış seyretmeye gidelim mi?
_Tabii Ayşegül Ben de seyretmek istiyordum!-Bizim arkadaşlar da gelsinler mi?Göksel,Abdullah Oğuz, Sinan Çetin falan….
-Tamam çağır onları da.Görüşürüz orada akşam 21.30’da.
Böyle bir durum yani. Herkes birbiriyle konuşuyor sohbet ediyor bir yandan da ayak üzeri yemekler yeniyor. Irmak da bu arada çekim yapıyor insanlar sorduğunda projesinden bahsediyor. Çekim yapmak normalde yasak çünkü paparazzi durumu açısından yaaani.
Neyse bir ara bir yere giderken birisiyle çarpıştım kafamı kaldırdım kaldırdım bir baktım bacakların yukarısındaki kişi Sinan Çetin. Ben o adamın hayata bakışına, gülmesine, yaptıklarına falan hayranım. Nasıl eline yapıştım nasıl kendisine hayran olduğumu anlattım size anlatamam. Sonra da çok mu yılışık oldum acaba diye düşündüm ama ben zaten hissettiği gibi yaşamayı seven bir insanım. Sonra Irmak’a çekim taktikleri falan verdi konuştuk. Çok mütevazi bir insan hiç yanılmamışım hakkında.
Nurgül Yeşilçay, Fatih Akın biz sinema salonuna geçtikten sonra geldiler. Onları sahnede gördük. Yalnız benim bir sorunum oldu film başladıktan 10 dakika sonra. Çok çişim vardı. Dışarı çıkmam gerekiyordu. Kardeşim Aysel’e sordum "Gidebilir miyim?" diye. Git dedi. Kalktım millet birden üzerime bir üşüştü. Dediler ki görevliler, çıkarsanız birdaha giremezsiniz, gölgeniz perdeye vuruyor, jürinin konsantrasyonu bozuluyor. Ancak seçme şansım yoktu. Islak ıslak filmi seyretmektense dışarı çıktım. Filmin ilk 10 dakikasını seyrettim geri kalan110 dakikasını kapıda dinledim. Tam bana yakışan bir hareket olmuş değil mi? Sonra filmin bitmesi saat 12’yi buldu ve evimize geldik. Bu gece de bize hoş bir anı olarak kaldı. Ben de sizinle paylaşmak istedim.
Not: Diyeceksiniz ki;madem öyle bir resmin yok mu onlarla çekilen?
Bu konuşma ve samimi ortam sırasında birkaç kişi ünlülerle resim çektirmek istediğinde ünlülerin çok rahatsız olduklarını gördüm. O nedenle ben onlara:
"Bir fotoğraf çekinebilir miyiz?" demedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)