KARŞI EKİP
Lale: Antalya Belek’te bulunan Ayşegül l tarafından alınan arsanın sahibi.1,60 civarında bir boyu var. Etine dolgun 1965, Ankara doğumlu, 13 senedir Antalya’da yaşayan 7 yaşında bir oğlu olan evli bir kadın. Siyah bir pantolon üstüne bir tunik, altına mokasen bir ayakkabı giymiş. Sırtına taktığı sırt çantasıyla ağır kendisinden son derece emin bir kadınmış izlenimi vermeye çalışıyor ancak aslında rol mu yapıyor diye de insanı düşündürtüyor. Ankara Hukuk Fakültesi mezunu imiş.
1.Adam:1,80 boylarında. Son derece gergin bir duruşu var. Ağır, gülmekte zorlanıyor ve hiç konuşmuyor.45-50 yaş arasında. Kendisine özenen bir insan havası yok. Elmacık kemikleri belirgin ve sivri büyük bir burnu var. Bu ortamların insanı değil o. Kadın bunu zorla tutup getirmiş buraya sanki.
2.Adam: O da 1,80 boylarında. Lale Hanım’ın arsasına alıcı bulmak için çaba harcadığını tahmin ettiğim şahıs. Ütülü gömleği ve pantolonuyla son derece bakımlı ve güzel gelmiş buluşmaya. 27yaşlarında. Çok sıkıntılı çok terliyor. Ne yapacağını bilmiyor ancak o da kendisinden emin bir insan havası çizmeye çalışıyor.
Not: Demek ki neymiş; eğer arsa satıyorsanız kendinizden son derece emin bir insan havası vermeniz gerekiyormuş.
BİZİM EKİP
Ayşegül:1966 Ankara doğumlu. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi mezunu. Doğu felsefesini benimsiyor.16 yaşında bir kızı ve 5 yaşında bir oğlu var. Üretmeyi ,çalışmayı ve başkalarıyla bir şeyleri paylaşarak yaşamayı seviyor. 1,65 boylarında ,kahverengi saçlı, mavi gözlü düzgün vücut hatlarına sahip.Arsa alıp satmayı seviyor.
Sami: Ayşegül’ün 10 senelik arkadaşı. Çok çabuk konuşmasıyla ünlü. O kadar çok ve karışık ve hızlı konuşuyor ki karşısındaki insanı sarhoş edip arsaları istediği fiyat üzerinden değerlendirebiliyor.Bir boksörün yumruklarıyla ringte yaptığını o kelimeleriyle telefonda ya da tapu dairesinde yapıyor,karşısındaki insanı mat ediyor.Dustin Hofman’ın Türkiye versiyonu.
Meriç:5yaşında sarı saçlı mavi gözlü son derece hareketli Annesinin yüzünden poposunu eve koyamayan, oradan oraya dolaşan tatlı yumurta gibi bir kedicik.
KONU: Ayşegül ve Aysel Belek bölgesinden arsa alıyor. Sami Bey yardımcı oluyor. Karşı taraftaki Lale Hanım’a da yanındaki iki adam yardım ediyor.
31/10/2007 tarihinde Sami Bey, Meriç ve Ayşegül Belek’e tapu dairesine doğru yola çıktı. Saat öğlen 13,30 civarı idi. Hava kapalı ve sıcaktı. Belek’e varıldığında hızlı adımlarla tapu dairesine girdiler. Lale Hanım son derece gergin bir şekilde tapu dairesinin karanlık dar koridorunda bir bankta oturuyordu. Yanında da yukarıda bahsettiğim 2.adam duruyordu. Sami Laleyle el sıkıştı. Kadın o kadar stresliydi ki Ayşegü l’ü fark etmedi. Ayşegül kendisini tanıtıp elini sıktı.Sami Bey kadının durduğu yerin hemen karşısındaki daireyi gösterip:
_Hadi gidip imzamızı atalım. Sonra para işini bankadan halledelim.
Kadın gergin yüz hatlarını daha da gererek omuzlarını arkaya doğru attı ve gayet ağır bir şekilde:
_Hayır önce parayı alır sonra arsayı veririm.
_Hayır önce parayı alır sonra arsayı veririm.
Sami bunun üzerine kendisini tapuya sorabileceğini herkesin onu tanıdığını Ayşegül de tereddüt etmesine bir gerek olmadığını söylemesine rağmen kadın son derece kasıntı ve ukala tavırlarla isteğinde diretti. Bunun üzerine bankaya gidilmesine karar verildi.3 erkek 2 kadın ve 5 yaşında bir erkek çocuk tapu dairesinin bulunduğu ana caddenin biraz aşağısındaki banka şubesine doğru yola açıktılar.
Bankaya girdiklerinde her zaman gidilmesi gereken yere gitmeyen Sami, müdür yardımcısı ve müdürün olduğu üst kata doğru yöneldi. Ayşegül numaralarını alıp sıraya girmelerini önerdi ancak Sami bu öneriyi beğenmedi. Belgeleri alıp bir masanın başında oturan gözlüklü, uzun boylu bir bayanın önüne koydu. Sonradan şube müdür yardımcısı olduğunu öğrendiğim bu kadın sinirli bir şekilde Sami’ye baktı ancak bir şey söylemedi. Sami yapmak istediği işlemi son derece hızlı ve karışık bir şekilde anlattı. Neyse kadın dinledikten sonra sanki Lale Hnm.’ın ikiz kardeşiymiş gibi bir ruh haline büründü. Konuşmuyor ve hareketlerini ağır çekimdeymiş gibi yapıyordu. Bütün boşlukları bu arada Sami sözleriyle dolduruyordu. Lale’nin istekleri hiç bitmiyordu. Önce 92 milyarı peşin eline istedi, gözlüklü huysuz kadın olamayacağını söyledi. Sonra oturduğu Lara’ da başka isimdeki bir banka şubesine parasının E.F.T yapılmasını istedi. Bunun için kadın EFT ücreti yatırılması gerektiğini söyledi. Bu arada bir hareket yaptı ve Sami’yi yan masada, önünde uzun kuyruk olan gence gönderdi. Ayşegül Meriç’in peşinde koştururken bir ara Sami’yi o gençle konuşurken gördü. Bu arada Meriç hiç durmuyor sürekli bağırarak konuşuyor ve herkesin dikkatini dağıtıyordu. Orada bir koltuk bulup Meriç’i oturtan ve daha uslu olmasını isteyen Ayşegül diğerlerinin yanına döndüğünde Sami’yi tekrar kadının başında dikilirken buldu. Kadın son derece ilgisiz ve ağır hareketlerine hala devam ediyordu. Lale ve diğer herkes EFT ücretini kadına tekrar sordular. Kadın ekrana gözünü dikti ve tam 5 dakika boyunca EFT ücretini oradakilere söylemek için bekledi. Gerekçesi miktarı tam olarak söylemesi için yapması gereken uzun işlem imiş. Bu sırada diğer 4 insan sıcak ortamda ayakta ona bakıyor ve Ayşegül sürekli Meriç’in çekiştirmelerine maruz kalıyordu. Sabrı taşan Ayşegül:
_Hanımefendi siz iyi misiniz yoksa bizimle dalga mı geçiyorsunuz.15 dakikadır buradayız ve sizin bize olan davranışlarınızı toplarsak niye buraya gelip başıma bir sürü iş çıkarttınız tavrı ortaya çıkıyor. Ne konuşuyorsunuz ne de bizi başka bir yere yönlendiriyorsunuz. Bu ne biçim hizmet Her defasında ben sizden aynı tavrı görüyorum.
_Hayır, ben Sami Bey’i yandaki beye gönderdim gene buraya gelmiş. Ben size son derece yardımcı oluyorum. Sami Bey geçen gün de geldi gene aynı tavırlar içerisindeydi.
_Ama Hanımefendi o zaman siz bir banka müdür yardımcısı olarak yapmanız gereken doğru yönlendirmeleri yapınız lütfen. Bakın biz burada 5 kişi ne kadar zamandır bekliyoruz
Gözlüklü uzun boylu kadın bunun üzerine EFT ücretinin 300 lira olduğunu söyledi. Ve lale Ayşegül’e dönüp parayı ödemesini ve paranın Lara şubesindeki bankaya gönderilmesini istedi. Ayşegül:
_Değil 300 YTL 50 bile vermem. Banka parayı hazırlar yarın gelir hallederiz dedi.
Konuşmadan sonra hızlanan gözlüklü bayan yan taraftaki elemanın yanına gidip sıradaki diğer kişilerden izin istedi ve Lale ‘ye bir hesap açılıp, Ayşegül’ün hesabındaki paranın Lale’ye virman yapılmasını istedi. Lale ve Sami çalışan memurun önündeki koltuklara güzelce oturdular. Ayşegül bu arada oğlunun arkasından koşturmaya devam ediyordu. Sami son bir atak yaparak kadına paranın Ayşegül’ün hesabından çıkıp boşa alınmasına ve imza işleminden sonra bankaya gelinip Lale’nin hesabına aktarılmasına karar verdiğini söyledi. Lale bunu duyduğunda son derece ukala ve ağır tavrıyla:
_Hayır, önce parayı hesabımda görürüm sonra imzamı atarım dedi.
Ayşegül memur ve Sami bir ağızdan kadını razı etmeye çalışıyordu ancak kadın diretiyordu. Memur bunu her zaman yaptıklarını bir sakıncası olmadığını söyledi. Herkes sessiz bir şekilde ne olacak şimdi gibilerinden birbirine bakarken Ayşegül:
_Bu da bizim kaprisimiz olsun dedi. Genç kadın Ayşegül’e dönerek terlemiş ve gayet sinirli bir şekilde:
_Ben kapris falan yapmıyorum dedi
Ayşegül hiç belli olmuyor anlamında bir yüz hareketiyle kadına baktı.
Bu kez Lale paranın bir kısmını peşin almak istediğini ve kasanın ne kadar vereceğini öğrenmek istedi. Memur 20 30 verebileceklerini söyledi. Lale birden irkilip gene gayet ağır cümlelerle:
_Bana hemen kasanın kesin olarak ne kadar vereceğini söyler misiniz? dedi.
Bunun üzerine memur çattık anlamındaki bir yüz ifadesiyle kasanın verebileceği miktarı tam olarak öğrenip kadına söyledi. Kadını n yanındaki 1. Ve 2 adam o kadar çok terlemiş ve sıkılmışlardı ki; yüzlerinden bir an önce gitmek istedikleri belliydi. Para boşa alındıktan sonra bütün ekip bankadan ayrıldı ve Tapu Dairesine geldi.
Tapu dairesine giderken Ayşegül Meriç’le birlikte kalabalıktan ayrıldı. Çünkü oğluna almak için söz verdiği dondurmadaydı sıra. Koşarak herkesten önce Tapu Dairesi’nin bahçesindeki markete girdiler. Ancak markette dondurma yoktu. Bu esnada diğerleri de gelmiş onların yanında dikiliyorlardı. Ayşegül dondurma alınamamanın verdiği hüzünle ağlayan Meriç’i avutmaya çalışıyordu o sırada. Sami’nin de fonda yaptığı seslerin de yardımıyla susan Meriç, annesinin elini tutarak tapu dairesine girdi. Neyseki burada herhangi bir problem yaşanmadı. İmzalar atıldı ve Sami Lale’ye parayı vermek üzere 2 adamı da yanlarına alarak bankaya doğru tekrar yol aldı.Ayşegül’ü tapuyu alması için tapu dairesinde bıraktı.Bu arada diğer iki adamın çok canlarının sıkıldığı her hallerinden belli oluyordu.
Ayşegül’ü bir 10 dakika bekleten tapu görevlileri tapuyu sonunda kendisine teslim etmeyi başarmışlardı. Tapuyu eline alan Ayşegül o kadar sevindi ki içinden kanat takıp Antalya semalarında süzülerek eve gitmek geldi. Ancak yapamadı çünkü Meriç vardı. Onu nereye koyacaktı? Meriç’i kanatlarına koyup da uçamazdı ki. Bu nedenle en iyisi Sami’nin arabasıyla gitmek yine diye karar verdi. Başka zaman uçarım canım artık diye kendi kendine konuştu.
Dışarı çıktığında Sami de bankadaki işlerini bitirmiş, gitmek üzere Ayşegül ile Meriç’i almaya gelmişti. Arabaya binen Ayşegül Meriç ve Sami mutlu ve huzurlu bir şekilde evlerine doğru yola çıktılar
İnşallah daha önce de çok zor aşamaları olan bu arsanın alımı Ayşegül'e çok hayırlı olur.